August 11th, 2009
Sitges, Barselona’nın 30-40 km güneyindeki küçük bir Katalan tatil kasabası. Barselona’ya yakın ve sahili gayet güzel olduğu için özellikle yaz aylarında çok fazla turistin akınına uğruyor. Tüm şehirde eşcinseller için tasarlanmış hoteller ve düzenlenen etkinlikler olduğu için bu turistlerin büyük bir çoğunluğunu da eşcinseller oluşturuyor.

Barcelona’dan Sitges’e, Estacio de França veya Barcelona Sants Estacio‘dan Vilanova yönüne giden Cercanias trenleriyle 45 dakikada ulaşmak mümkün. Akabinde, Estacio de França’da geçiş turnikeleri olmadığı için trene kaçak olarak binilebiliyor. Unutmayın hayattaki güzel şeyler beleştir..

Dün, eşcinsellerin gözleri önünde bütün Sitges sahilini yaklaşık bir saatte kaykayla geçtim. Plajların hemen yanındaki yürüyüş yolu kaykay için çok uygun olmasına rağmen Barselona’nın aksine benden başka sadece 1-2 kaykaycı ile karşılaştım. Eşcinseller pek kaykayı tercih etmiyor sanırsam :D
Tags: barcelona, barselona, ispanya, kaykay, sitges, skateboard
Posted in backpack | 1 Comment »
August 4th, 2009
Bomba gibi geçen Rock n Coke 2009‘ta Hero Stage‘te sevenleri ile buluşan Yatay Zeka, klasikleşmiş şarkılarının yanı sıra Blondie’den çaldığı One Way or Another coverıyla tüm dinleyenleri coşturdu.

Rock n Coke’ta ve özellikle de Hero Stage’de sahne almaktan çok memnun olduklarını belirten Yatay Zeka üyeleri, seneye görüşmek üzere tüm sevenleriyle tek tek vedalaştı.
Tags: rock n coke, yatay zeka
Posted in lüzumsuz, müzik, yatay zeka | No Comments »
July 26th, 2009
Kusura bakmayın fakat dostum Batuhan Belik’in
bizim evde çekilen ilk klibi.
bizim evdeki ilk çekilen klibi.
çekilen ilk bizim evdeki klibi.
bizim evdeyken çekilen ilk klibi.
AYRILSAK! ( Gurur duyarım. )
Tags: ayrılsak, batuhan belik, krank
Posted in alıntı, müzik | No Comments »
June 17th, 2009
Boğaziçi’nde robot köpeklere futbol oynatacağım ikinci master’ımın tez önerisi:
Posted in computer science | No Comments »
June 1st, 2009
Posted in blog | No Comments »
April 28th, 2009
Evden şortla çıktım. Tam 15 dakikadır hiç bir şey yiyip içmeden yürüyorum. Bir an önce bir şey bulsam iyi olacak…
İşte bir turşucu. Turşu suyu beni bir süre idare edecektir ancak çok dikkatli olmam lazım. Fazla kaçırmamalıyım.
Bir sürelik sıvı ihtiyacımı karşıladım artık bir şeyler yesem iyi olacak… Boyoz ya da poğaça benzeri bir şey olabilir. Bornova’nın bu bölgesinde rahatlıkla bulabilirim.
Ucuz bir yerde bira içip yanındaki mısırla karnı doyurabilirim. Hem bira kafamı da güzelleştirecektir. Sanırım bunu deniyeceğim…
Hava kararmak üzere, kalacak bir yerler bulmam lazım… Ama eve gidilmez şimdi. En iyisi arkadaşları arayayım.
Şortla da iyice üşümeye başladım. Yanımda çakmak yok ve hava çok nemli. Ateş yakamıyorum. Beni ısıtacak başka bir şeyler bulmalıyım…
Posted in backpack, blog, lüzumsuz | No Comments »
April 15th, 2009
Uçaklardaki vakit geçirmelik çakma dergilerin birinin gezi kısmında rastladığım kısa bir gezgin tanımı. Budur!
- Gezgin emeklilikten, boşluktan gezmez; gezgin gezmezse rahat edemeyen insandır. Hayatında bir boşluk olur.
- Keşif duygusu olan insandır.
- Asla turist olmayan insandır. Gezginlerin en kızdıkları kişiler turistlerdir.
- Coğrafyayı mutlaka bilmeli, yazılan kitapları okumalı. Oraya ilgili endirekt romanları okumalı; oraya özgü ürünleri tanımalı.
- Gidip marketten hediyelik eşya almamalı; orada çakı yapan ustayı bulmalı.
- Herkesin yapmadığı şeyi yapmalı.
- Herkesin gezdiği gibi gezmemeli.
Posted in alıntı, backpack | 1 Comment »
April 4th, 2009
Yıllar önce CDROMsuz dönemime denk geldiği için kaçırdığım Full Throttle‘ı oynuyorum bu aralar. Adventure oyun piyasasının kültlerinden. Hakkaten de hakkını vermiş.
Neyse o değil de, Full Throttle Soundtrack’inden bir şarkı paylaşmak istiyorum. Increased Chances. Kaynak yapan adama sesinizi duyurmaya çalışırken “farklı” sözleriyle dikkatinizi çekiyor. Saçma ve eğlenceli :D
Increased Chances
( Chitlins, Whiskey & Skirt )
The population is greatly decreased.
And now the odds are greatly increased.
That I may someday get a chance,
to kiss your lips.
I thank the lo-o-ord each day,
for the apocalypse.
Folks are mostly disfigured or dead
but, sugar, I won’t let it go to my head.
My mama’s face has dripped down into the dirt.
But I’m still chasin’ chitlins, whiskey and skirt.
[ mp3 olaraktan indir! ]
Posted in alıntı, müzik, oyun | No Comments »
March 27th, 2009
Linux’u, en son yıllar önce SuSE’nin eski versiyonlarından birini kurup emektar konsol editörü pico ile sabaha kadar C kodu yazarken bırakmıştım. Bu sene tekrardan RoboCup için kod geliştirmek gerekince hafiften 3.5 atmadım değil. Sağolsun imdadıma Wubi (Windows-based Ubuntu Installer) yetişti.
Wubi herhangi bir kurulum CD’sine ve harddisk’inizin partisyonlarını tekrardan ayarlamaya gerek kalmadan Windows üzerinden bilgisayarınıza son dönemlerin gözde linux versiyonu Ubuntu‘nun son sürümünü internet üzerinden yüklüyor. Herhangi bir Windows kurulum uygulamasından farksız çalışan Wubi, kurulum için belirttiğiniz partisyonda sizi hiç rahatsız etmeden kendisine bir dizin ve o dizin altında linux tarafından (sanal) bir partisyon olarak algılanan dosyalar yaratıyor. Son olarak da sizin çayınızı içerken, açılışta tercihinize göre bilgisayarınızı Windows ya da Ubuntu ile açabilmeniz için boot ayarlarını düzenliyor. Ve… Ta taaa! Son sürüm bir Ubuntu.
İlgilenirseniz buyrun burdan yakın,
wubi-installer.org
ya da buradan direk [indir]
Akabinde, yol göstermesinden dolayı albag.net‘in tatlı çocuğu Hakan Albağ’a pek teşekkürler..
Posted in computer science | 2 Comments »
March 21st, 2009
Daha civelek bir Cihannüma için tek aday Erhan Kurtlutepe!
Üçkağıtçı keltoş Resul’e karşı motor sanat mezunu bobinajcı tonton Ertan’ı destekliyoruz..
Posted in blog | 1 Comment »