Archive for February, 2007

deus ex!

Wednesday, February 21st, 2007

zamanında bilgisayarım bozulduğu için kaçırdığım bu oyunu, geçenlerde internetten indirdim. aaaaaaah! zevkten delirdim!
herkes beni kapıdan beklerken, güvenlik kodlarını kırıp gizlice çatılara sızıyorum. dürbün taktığım crossbowumun bayıltıcı okları ile keskin nişancıları bayıltıyorum. güvenlikleri de elektrik şoku ile etkisiz hale getiriyorum. enerji kaynağını koruyan onca adama aldırmadan, gene o biricik crossbowumla ateşli bir ok atıyorum. booooom! sonra […]

buğu adam nerde?

Sunday, February 18th, 2007

buğu adamı daha önce gördün mü?

black cat john brown

Saturday, February 10th, 2007

alamo race track - black cat john brown.
you had a good life and then you die.

birds of the cathedral [zürich]

Wednesday, February 7th, 2007

birds of the cathedral
smas.deviantart.com

Zürih’ten [İsviçre] bir manzara..
gene bir gün batımı.

Güzel ve hareketli bir şehir Zürih - ve diğer İsviçre şehirleri gibi pahalı [ tabi ki ] . Şehir merkezindeki Niederdorfstrasse [ aşağı köy sokak :) ] ve çevresindeki sokaklar, mağaza, restoran ve barlarıyla şehrin esas oğlanı.

cathedral of zurich

Aynı Cenevre gibi, büyük bir gölün ve iki nehrin etrafına kurulmuş. Ancak Cenevre’nin aksine, konuşulan dil Fransızca değil Almanca - hem de hiç Almanya’dakine benzemeyen.

Bu arada, İsviçre’nin yöresel yemeği Käse Fondue. Beyaz şarapla yapılmış eritilmiş çeşit çeşit İsviçre peyniri. Ekmek banmalık. Biraz pahalı ama tavsiye ederim.

Böyle işte. Kısa ve öz.

on the road again!

Saturday, February 3rd, 2007

uzun bir aradan sonra [ çok da uzun değil sanki :) ] takıyorum yine sırt çantamı omzuma!
tatlı bir heyecan..
kıpır kıpır!
yarın zürih ve ardından freiburg.
ardından haftaya bratislava ve viyana.
finallerde önce belki bi de küçük paris atarım araya.
mart-nisan’a da güzel bir ege-akdeniz otostopla.
kelebekler vadisi!
yaz için de gene staj planları.
brezilya, ispanya veya portekiz.
hadi bakalım!

capoeira felsefesi

Friday, February 2nd, 2007

bu yaz için yeniden brezilya’ya gitme planları yaparken duşta aklıma geldi.
capoeira,
yediğiniz sert bi tekmeden sonra öfkenizle değil, hala mantığınızla düşünebilmektir.
karşınızdakini alt edebileciğinizi bilirken, karşınızdakinin sizi rahatlıkla dövebileceğini sanmasıdır.
arkanıza bakarak hızlıca kaçmaktır.
ya da bazen bugün kalıp dayak yemektir, yarını düşünerek.
en beklenmedik bir anda en beklenmeyeni yapmaktır.
gerektiğinde ezik olabilmektir.
farkında olmaktır.
küçük harfle yazmaktır.
capoeira.