Archive for May, 2006

dünyanın en gereksiz filmi

Wednesday, May 31st, 2006

dünyanın en gereksiz filmi
dünyanın en gereksiz filmi

Arkadaşın diğer sapkınlıkları için be-ce.deviantart.com

a long december…

Wednesday, May 31st, 2006
a long december...
smas.deviantart.com

a shining piano

Wednesday, May 31st, 2006
a shining piano
smas.deviantart.com

Münih

Tuesday, May 30th, 2006

Geçen hafta EESTEC‘in düzenlediği ICC’06 etkinliğine katılmak üzere Münihteydim. Öncelikle, bir hafta internete girmeyince beni merak edenlere teşekkürlerimi sunayım :) Sonralıkla, izlenimlerimi biraz yazıya dökeyim.

Teşekkürler!

Almanya’nın en güneyindeki eyalet olan Bavyera’nın başkenti Münih, bence tartışmasız en güzel Alman kenti – Hamburg’u görmedim bilmiyorum. Bavyera’nın son yıllardaki gelişmesinden sonra, Münih şu anda Almanya’nın en zengin (ve de en pahalı) kenti durumda. Bu zenginlik de zaten ışıltılı sokaklar ve güzel binalarla hemen kendini belli ediyor.

frauenkirche
Münih’in simgelerinden Frauen Katedrali

2-3 sene önce ilk Avrupa’ya gelişimde ilk olarak Münih’e ve Münih’te de ilk olarak şehrin merkezi meydanı olan Marienplatz‘a gitmiştim. Rathaus’u [ hükümet konağı :) ] görür görmez direk büyülenmiştim. Bu sefer de farklı bir şey olmadı. Gökyüzüne doğru dimdik yükselen Rathaus, benim için Avrupa’nın en etkileyici gotik yapıları arasında.

marienplatz rathaus
Marienplatz ve Rathaus

Rathaus’unun yanı sıra, Marienplatz ayrıca canlı ve renkli bir kent merkezi. Etrafdaki bir çok mağaza, restorant ve barın dışında, sokak müzisyenleri ve sanatçıları da hiç eksik olmuyor. Hatta bu defa ünlü(ymüş) yahudi amerikan ksilofoncu Alex Jacobowitz’de oradaydı. Fırsatınız olursa dinlemenizi tavsiye ederim.

Ayrıca, Münih deyince akla gelen diğer şeylerden birisi de Oktoberfest. Her sene genel olarak eylül ayı sonundan ekim ayının başına kadar düzenlenen bu bira festivaline dünyanın bir çok yerinden insan adeta akın ediyor. Yöredeki büyük bira markalarının açtıkları çadırlara kalabalığa rağmen girebilenleri içeride 1 litrelik özel Maß birası, kızarmış tavuk ve Bavyera müziği eşliğinde yöresel giysileriyle dans eden – koca memeli – kadınlar bekliyor.

oktoberfest
Maß ve dışarıda ben :)

Münih’e gitmişken dünyanın en önemli teknoloji müzelerinden biri olan Deutsche Museum‘u da görmeden dönmek olmaz. [ayıp] Müzede madencilikten bilgisayar mühendisliğine (enigma’yı gördüm!), havacılıktan geodeziye kadar bir çok teknolojinin tarihi ile bilgi ve interaktif eserler mevcut. [hadi]

Akabinde, yolum bir gün de Tegernsee‘ye düştü. Tegernsee, Münih’e trenle 1-1.5 saat uzaklıktaki küçük, bir o kadar da güzel bir göl kasabası. Münih’ten sıkılanların hafta sonu kaçamakları yaptıkları kasabanın etrafındaki dağ ve ormanlarda bir çok trekking ve hiking rotasının mevcut.

tegernsee
Tegernsee

trekking
Trekking

Bu arada, Almanya’nın en çok bira içen bölgesi Bavyera. Kahvaltıda bile biraz daha tatlı ve yoğun yöresel biraları Weißbier‘dan (beyaz bira) vazgeçmiyorlar. Yanında da Weißwurst (beyaz sosis) ve tatlı hardal. [evet gerçekten]

Uzun lafın kısası, Münih gayet güzel. Almanya’da görmeye değecek ender yerlerden birisi. Yolunuz düşerse mutlaka gidin.

Bana inanmıyorsanız buraya bakın
Münih
Oktoberfest
Deutsche Museum

question and answer

Thursday, May 18th, 2006

he sat naked and drunk in a room of summer
night, running the blade of the knife
under his fingernails, smiling, thinking
of all the letters he had received
telling him that
the way he lived and wrote about
that–
it had kept them going when
all seemed
truly
hopeless.

putting the blade on the table, he
flicked it with a finger
and it whirled
in a flashing circle
under the light.

who the hell is going to save
me? he
thought.

as the knife stopped spinning
the answer came:
you’re going to have to
save yourself.

still smiling,
a: he lit a
cigarette
b: he poured
another
drink
c: gave the blade
another
spin.


Charles Bukowski

con-can

Monday, May 15th, 2006

Çeşitli ülkelerden kısa metrajlı filmlerin sergilendiği online film festivali.

www.con-can.com

Editör’ün seçimi:

    Impar Par (Brezilya)
    Küçük bir birezilya kasabasında yaşayan bir ayakkabıcının gözünden romantik bir müzik eşliğinde hayata ve aşka bakış.

    Crash (Türkiye)
    Profesyonel oyuncu kadrosu ve güzel kurgusuyla kısa metrajlı bir aksiyon filmi. Böyle bir filmin turizm bakanlığı tarafından desteklenmesi çok hoşuma gitti.

Slovenya

Wednesday, May 10th, 2006

2003 yazında 2 ay süreyle Ljubljana’da staj yapmıştım. O sıralar yazdığım gezi rehberi. işte bu.

Alp Dağları ile Adriyatik Denizinin arasında 2 milyon nüfuslu küçük bir avrupa ülkesi. Batısında İtalya, kuzeyinde Avusturya, kuzeydoğusunda Macaristan ve güney ve doğusunda Hırvatistan ile komşu. 1991 yılında Yugoslavya’dan ayrılmadan önce Yugoslavya’nın yatırım merkezi olduğu için ekonomik olarak en iyi durumdaki slav ülkesi. Ayrıca iç savaşa katılmadan bağımsızlıgını ilan edebildiği için şehirlerinde savaşın izlerini görmek mümkün değil. Göl ve orman gibi doga güzellikleri ile huzur verici yeşil bir ülke. Başkenti Ljubljana 300 binlik nüfusu ile dünya üzerinde en küçük başkentler arasında.

Belli başlı merkezleri ve görülmeye değer yerleri :

Dil : Resmi dil Slovence. Gençlerin çoğu ingilizce, orta yaşlıların çoğu ise almanca konuşuyor. İtalya sınırında da italyanca çok yaygın.

Para Birimi : Sloven Toları (SIT). Ağustos 2003 itibariyle 230 SIT = 1 Euro

Vize : TC Vatandaşlarının vize alması zorunlu. Vize işlemlerini sadece Ankara’dan yapıyorlar. Hatta onlar da Ljubljana’ya yolluyor. O yüzden biraz zaman alıyor. Bir de bütün gerekli belgelerin orijinallerini istiyorlar. Ancak Schengen vizesi olanlardan 15-30 gün için turistik vize istenmiyor.

İnsanlar : Gerektiğinde saygılı gerektiğinde samimi, gayet iyi. Hepsi okumuş çocuklar.

İçki : En meşhur içkisi şarap. Marketlerde gerek yerel gerek uluslararası bir çok şarabı bulmak mümkün. Ayrıca şarapların imal edildiği küçük köylere gidilirse fiyat epeyce düşüyor. Ayrıca Soca bölgesinin Bear Blood ( Ayı kanı ) isimli bölgesel sert ekşi vişneli içkisi mevcut. Ağustos 2003 itibariyle orta kalitede bir yerde içki fiyatları ( kazıklanmayın diye ) : Bira ( pivo ) 350 SIT, Votka ( vodka ) 400 SIT, Bacardi Breezer, Smirnoff Ice gibi düşük alkollü kaliteli içkiler 700 SIT. 250 SIT’ten başlayarak şişe şarap bulmak mümkün. Ayrıca iki büyük bira firması var : Union ve Lasko.

Havaalanları : Brnik ( Ljubljana’nın kuzeybatısında 25 km uzaklıkta ), Maribor.

Uçaklar : Adria Airlines’ın her gün 23.40′ta ( GMT +1 ) Brnik – İstanbul, 03.40 ( GMT +2 ) İstanbul – Brnik seferleri mevcut. Yolculuk süresi 2 saat. Bu seferler genel olarak Türk şoförleri taşıyor :) Öğrenci indirimiyle vergiler dahil 150$ ‘ın biraz üzerinde. Ayrıca başka bir kaç havayolu da Münih’ten aktarma yapıyor. Ancak tavsiye etmem fiyatları yüksek.

Bürokrasi : Oturma izni ile Slovenya’ya gittiyseniz ki maaşlı herhangi bir iş yapabilmek için bu şart, ilk 3 gün içerinde Proletarska 1 adresli Foreign Office’e ( 3.kat sol dipteki oda ) gidip resmi oturma belgenizi almalısınız. Bunun için de yanında kaldığınız ya da size yeri temin eden kişinin imzası lazım. Daha sonra bağlı olduğunuz bölgenin vergi dairesinden vergi numarası çıkarıp banka hesabı açtırmalısınız. Ayrıca öğrencilerin maaş alabilmeleri için herhangi bir Studentski Servis’e kayıtlı olmaları şart. Kayıtlı olduğunuz Studentski Servis’ten gerekli belgeleri ( napodnica ) alıp şirketinize götürmelisiniz. Onlar muhtemelen ne yapacaklarınız bilirler. Cep telefonunuz varsa ve ücretsiz SMS servisine yazıldıysanız maaşınız yattığı zaman cebinize mesaj gelecektir. Ayrıca üzerinde uzun bi numara ile Polis’ten sizi acilen çağıran bir kağıt gelirse paniğe kapılmayın. Büyük ihtimalle sloven vatandaşlık numarasıdır o. Gördüğünüz gibi bürokrasi sadece bizde yok. Kolay gelsin :)

Yemek : Sloven mutfağı italyan mutfağı ile alman mutfağından etkilenmiş. Bize çok ters gelmiyor yani. Ancak bazen yağlı ağır yemek istiyor insan. Bunun için en iyi çözüm herhangi bir okrepcevalnica’dan cevapcici yemek. Mutlaka deneyin bosna kebabı. Akabinde pizzaları büyük aklınızda bulunsun.

Alışveriş : Genel olarak en ekonomik alışveriş mekanları doğal olarak şehrin biraz dışındaki Hipermarketler. Ancak en rahat ve uygun olarak alışveriş yapılabilecek yerler Slovenya’nın dört bir tarafına dağılmış olan irili ufaklı Mercator marketleri. Slovenya’da bakkal diye bir kavramın olmadığını düşünürsek ara sokaklardaki küçük Mercatorlar ufak bişiler almak istediğinizde en uygunu. Fiyatları da gayet ekonomik.

Saat Dilimi : GMT +1 ( Türkiye’den 1 saat geri ) gün ışığı koruma ile yazın GMT +2 ye geçiyorlar.

Elektrik : 220 V , 50 Hz ( Türkiye ile aynı )

Telefon : Uluslararası kodu 386. Ayrıca Ljubljana’nın ulusal kodu 1.

Su : Musluk suyu içilebiliyor. Ayrıca restoranlarda da bedava.

Gerekli Adresler :

T.C. Slovenya Büyükelçiliği
Livarska 4, 1000 Ljubljana
Tel : +386 1 436 81 47 ya da 49
Fax : +386 1 436 81 48
e-mail : vrturcije@siol.net
Slovenya Ankara Büyükelçiliği
Küpe Sok. No:1/3
Gaziosmanpaşa Ankara
Tel : 0 312 405 60 07 ya da 08
Fax : 0 312 446 68 87

Slovenya..

     

Ljubljana

Slovenya’nın en büyük şehri ve başkenti. Ülkenin tam ortasında. 300bin nüfusu ile bir başkent için gayet küçük. Tipik bir avrupa kenti. Şehir merkezinden geçen bir nehir ve etrafında bozulmadan korunmuş eski avrupa mimarisinde yapılar. 18. ila 19. yy. civarında Ljubljana’da büyük bir deprem meydana gelmiş ve bütün binalar yıkılmış. Daha o tarihlerde bütün binalar tekrar inşa edilmiş. Bu yüzden şehirin merkezindeki bütün binalar aynı dönemin mimarisini yansıtıyor. Ayrıca şehirin merkezi Preseren Trg’da bulunan 3 köprüler Ljubljana’nın en işlek yeri. Bunların biraz ilerisinde bulunan ejderha köprüsündeki ejderha ve bu köprünün yolunun devamında tepenin üzerine inşa edilmiş olan Ljubljana kalesi, şehrin simgeleri. Preseren Trg’da bulunan pembe renkli kilise, nehrinde karşı kıyısındaki pazar ve katedral şehrin görülmesi gerek diğer yerlerinden. Ayrıca Slovenska cesta’dan Preseren Trg’a açılan yol olan Copova’da ( otobüs durağı : Posta ) da çeşitli mağazalar bulunuyor. Ama şehrin alışveriş merkezi şehrin dışında bulunan BTC. Çok geniş bir alana yayılmış olan BTC’de herşeyi bulmak mümkün. Buraya gitmek için Preseren Trg’dan biraz aşağıda bulunan ve gene şehrin önemli merkezlerinden birisi olan Kongresni Trg’dan 17 numaralı otobüse binmek mümkün.

Ljubljana’da öğrenci yaşamı :

Ljubljana öğrenciler için uygun bir kent. Slovenya hükümetinin bir çoğu sadece slovenlere olmasına rağmen, öğrencilere sağladığı bir çok yardım var. Her türlü şey için yabancı öğrencilerin bilmesi gereken yer Kersnikova 4 adresinde ( otobüs durağı : Bavarski Dvor ) bulunan öğrenci ofisi SOU. Buradan bir form doldurarak yabancı öğrenci kartı almak mümkün. ISIC kartı sadece indirimli uçak biletleri alabilmek için gerekli, onun dışında her şey için bu karta ihtiyacınız var. Hükümetin sağladığı iki önemli yardımdan ilki yurtlar. Slovenya ve Ljubljana konaklama olarak gerçekten çok pahalı. 1 ay için merkezi bir yerde bulunmayan, içinde ve dışında hiç bir şey olman küçük bir odayı birisi ile paylaşmak için 100 Euro depozit, 150 Euro da kira verdim. Öğrenci yurtlarında ise 3te bir fiyata 3 kat daha büyük bir oda tutmak mümkün. Ancak bunu sizin adınıza sizi oraya getirten kurumun yapması lazım. İkinci önemli yardım ise yemeklerde. Öğrenci ofisinde satılan yemek kuponları ile %50 ila %75 arası bir indirim almanız mümkün. Ancak aldığınız her kupon sadece belirttiğiniz restoranlarda geçiyoruz. Her restoran kuponları kabul etmese de önemli sayıda restoran bu işin içinde. Yani yemek yiyeceğiniz yerleri önceden belirleyip ona göre kuponlar almalısınız. Restoranlarda öğrenciler için hazırlanmış bi kaç çeşit menüden birisini seçiyorsunuz. 3 4 çeşit tabak alıyorsunuz bir menüde. Kuponlarla alınabilenecek en optimum yemek pizza. Doyurucu ve lezzetli.

Ulaşım :

Şehirde ulaşım genel olarak yürüme, bisiklet ile sağlanıyor. Ancak genelde yaşlıların kullandığı gayet düzenli bir otobüs sistemi de var. Aylık kartlar gayet uygun. Ayrıca yaz ayları için alınan bir aylık kartı bütün bir yaz kullanmak mümkün oluyor. En sık olarak geçen 6 numaralı otobüs şehrin batısında başlıor ve şehir merkezi olan Slovenska cesta ve Dunajska cesta’dan geçip şehrin 3 kuzeyindeki Crnuce’ye kadar gidiyor. Ayrıca Crnuce’de şehre en yakın kamp alanı mevcut. Ljubljana’dan başka şehirlere seyahat yapmak isterseniz gideceğiniz yer tren istasyonu. Sahil dışında her yöne giden trenlerin dışında tren istasyonunun önünde bir de şehirarası otobüslerin kalktığı bir otobüs durağı mevcut. Ayrıca aklınızda bulunsun, otostopla Zagreb’e gitmek isterseniz 3 numaralı otobüs ile Rudnik’e gidip son durakta inmelisiniz. Daha sonra karşınızda Zagreb’e giden otobanın girişini göreceksiniz. Kolay gelsin :) Aynı şekilde sahil tarafına gitmek için de 6 numaralı otobüse binip Dolgi Most’ta son durakta inmelisiniz.

Slovenya..

Maribor

Slovenya’nın Ljubljana’dan sonraki 2. büyük şehri ve endüstri merkezi. Ljubljana’daki gibi ortasından nehir geçiyor. Ben gidecektim gitme pek bişi yok dediler. Ama sonradan fotoğraflarına baktım güzel bir şehir aslında.

Slovenya..

Bled

Slovenya’nın kuzeybatısındaki en çok rağbet gören gölü. Slovenya’daki kesinlikle görülmesi gerekenler yerlerden birisi. Gölün bir tarafı küçük bir avrupa göl kasabası, diğer tarafı ise çeşitli yerlerden gelen turistlerin göle girmesine olanak sağlayan çimden bir kumsal. Gölün tam ortasında küçük bir ada ve bu odanında üzerinde de güzel bir kilise mevcut. Bot kiralayıp adaya gitmek mümkün. Ayrıca para vermem diyenler biraz kasıp yüzerek adaya gidebilirler. Gölün kenarındaki bir dağın tepesinde bulunan Bled kalesinden bütün gölü kuşbakışı görmek mümkün. Ayrıca yerel bir sloven tatlısı olan Krem Rezina’nın en güzel yapıldığı yer de burası. Hamur arası puding ve krem şanti kıvamlı bir tatlı olmakta bu. Ayrıca kışın donan bu gölde buz pateni yapmakta mümkün.

Slovenya..

Bohinj

Slovenya’nın kuzeybatısındaki en büyük gölü. Ormanların ortasında sessiz sakin huzur verici tipik bir slovenya doğa güzelliği. Bled’e göre daha ıssız ve kafa dinlemek için ideal bir mekan.

Slovenya..

Piran

Slovenya sahilinde bir buruna kurulmuş küçük bir şehir. Ancak bence Slovenya’nın en güzel yerlerinden birisi. Şehirin üzerinde burundan sola bakınca Hırvatistanı, sağa bakınca da İtalya’yı görmek mümkün. Kumsalı yok ancak çeşitli yerlerden sıcak ve tuzlu olan denizine girilebiliyor. Ama bence şehrin en güzel yanı mimarisi. Araba girmeyen daracık sokakları ve eski mimarisiyle gerçekten muhteşem. Görülmesi gereken bir yer tavsiye ederim.

Slovenya..

Koper

Slovenya sahilindeki en büyük şehir. Yaz ayında bütün Slovenya bu civarda toplanıyor. Her sene 26 Temmuzda ( artı eksi bi kaç gün ) çok büyük bir şehir festivali düzenleniyor. Bütün şehir sabahlara kadar dışarıda. Sokaklarda insan görmenin zor olduğu Slovenya’da sokaklar festival sırasında tıklım tıklım olur. Şehrin her yerinde cok çeşitli gösteriler ve konserler düzenleniyor.

Slovenya..

Soca

Slovenya’nın batısında İtalya sınırındaki bir bölgenin adı. İnsanlar ingilizceden ziyade italyanca biliyorlar. Bölge ismini içinden geçen Soca nehrinden alıyor. Gerçekten yeşile çalan açık mavi rengi ile çok güzel ve temiz ( suyu içilebiliyor ) bir nehir. Soca nehri bazı bölgelerde durgunlaşırken, gaza gelip çoştuğu bölgelerde bir çok acenta çok çeşitli su sporları yapma imkanları sunuyor : Rafting (6000 SIT), Kayak (5000 SIT), Canyoning (6000 SIT), Hydrospeed (6000 SIT), Paragliding.. Su sporları yapacaksanız kesinlikle bu acentalara gitmeyi ihmal etmeyin çünkü tek başına takılan bir çok yabancının nehiri tanımadıklarından yaşamlarını yitirdiklerini duydum. Bölgenin önemli merkezleri Kobarid ve Tolmin. Her ikisinin de yakınında kamp alanları mevcut. Kobarid’deki kamp alanı civarındaki tarihi Napolyon köprüsü ve Slovenya’daki en büyük şelalelerden birisi bulunuyor. Ayrıca Kobarid’de kapsamlı bir 1. Dünya Savaşı müzesi var ilgilenenlere. Ayrıca bölgesel içkileri Bear Blood’ı denemeyi ihmal etmeyin. Bölgede tek bir yerde amatör bir şekilde üretiliyor. Şişesini 1000 SIT’e bulabilirsiniz sanırım.

Slovenya..

Otocec

Ljubljana’dan Zagreb’e giderken Novo Mesto’tan hemen sonra geliyor. Yani Ljubljana’nın güneydoğusunda. Slovenya’da eski çağlardan kalma bir sürü kale var ancak buradaki en meşhurlarından. Sadece tabelasını gördüğüm için pek fazla yorum yapamayacam. Ayrıca her sene temmuz ayında Slovenya’nın en meşhur rock festival Rock Otocec burada yemyeşil ormanların ortasında yapılıyor. Türkiyedeki h2000′e benzeyen bu festivalde 3 gün 3 gece çoğu Sloven olmak üzere çeşitli rock grupları sahne alıyor.

Slovenya..

Yazıdaki bilgiler Ağustos 2003 tarihlidir..
Daha ayrıntılı bilgi için bana e-mail atabilirsiniz..

9 mayis orhanın sex pistols’ı anma günü

Tuesday, May 9th, 2006

9 mayıs orhanın sex pistols’ı anma günü etkinlikleri birlerce kişinin katılımıyla yavru vatan saarbrücken dahil tüm yurtta coşkuyla kutlandı. Anarchy in the UK, God Save the Queen, Holidays in the Sun, Problems gibi şarkılarıyla gencin gönlünde taht kurmuş olan punk grubu tüm seveni tarafından anıldı.

sex pistols

max planck enstitüsünde sid vicious anısına 1 dakikalık saygı duruşu ile başlayan şenlikler, daha sonra mp3 player müzik dinletisi ile tam gaz devam etti.

saygı duruşu

Gencin hep bir ağızından Anarchy in the UK söylemesiyle devam eden törenlerde, göz yaşlarına hakim olamayan genç izleyenlere hüzün dolu anlar yaşattı.

hüzün dolu anlar

smash like teen spirit

Tuesday, May 9th, 2006
smash like teen spirit smash like teen spirit.avi [746 KB]