Geçen hafta EESTEC‘in düzenlediği ICC’06 etkinliğine katılmak üzere Münihteydim. Öncelikle, bir hafta internete girmeyince beni merak edenlere teşekkürlerimi sunayım :) Sonralıkla, izlenimlerimi biraz yazıya dökeyim.
Teşekkürler!
Almanya’nın en güneyindeki eyalet olan Bavyera’nın başkenti Münih, bence tartışmasız en güzel Alman kenti - Hamburg’u görmedim bilmiyorum. Bavyera’nın son yıllardaki gelişmesinden sonra, Münih şu anda Almanya’nın en zengin (ve de en pahalı) kenti durumda. Bu zenginlik de zaten ışıltılı sokaklar ve güzel binalarla hemen kendini belli ediyor.

Münih’in simgelerinden Frauen Katedrali
2-3 sene önce ilk Avrupa’ya gelişimde ilk olarak Münih’e ve Münih’te de ilk olarak şehrin merkezi meydanı olan Marienplatz‘a gitmiştim. Rathaus’u [ hükümet konağı :) ] görür görmez direk büyülenmiştim. Bu sefer de farklı bir şey olmadı. Gökyüzüne doğru dimdik yükselen Rathaus, benim için Avrupa’nın en etkileyici gotik yapıları arasında.

Marienplatz ve Rathaus
Rathaus’unun yanı sıra, Marienplatz ayrıca canlı ve renkli bir kent merkezi. Etrafdaki bir çok mağaza, restorant ve barın dışında, sokak müzisyenleri ve sanatçıları da hiç eksik olmuyor. Hatta bu defa ünlü(ymüş) yahudi amerikan ksilofoncu Alex Jacobowitz’de oradaydı. Fırsatınız olursa dinlemenizi tavsiye ederim.
Ayrıca, Münih deyince akla gelen diğer şeylerden birisi de Oktoberfest. Her sene genel olarak eylül ayı sonundan ekim ayının başına kadar düzenlenen bu bira festivaline dünyanın bir çok yerinden insan adeta akın ediyor. Yöredeki büyük bira markalarının açtıkları çadırlara kalabalığa rağmen girebilenleri içeride 1 litrelik özel Maß birası, kızarmış tavuk ve Bavyera müziği eşliğinde yöresel giysileriyle dans eden - koca memeli - kadınlar bekliyor.

Maß ve dışarıda ben :)
Münih’e gitmişken dünyanın en önemli teknoloji müzelerinden biri olan Deutsche Museum‘u da görmeden dönmek olmaz. [ayıp] Müzede madencilikten bilgisayar mühendisliğine (enigma’yı gördüm!), havacılıktan geodeziye kadar bir çok teknolojinin tarihi ile bilgi ve interaktif eserler mevcut. [hadi]
Akabinde, yolum bir gün de Tegernsee‘ye düştü. Tegernsee, Münih’e trenle 1-1.5 saat uzaklıktaki küçük, bir o kadar da güzel bir göl kasabası. Münih’ten sıkılanların hafta sonu kaçamakları yaptıkları kasabanın etrafındaki dağ ve ormanlarda bir çok trekking ve hiking rotasının mevcut.

Tegernsee

Trekking
Bu arada, Almanya’nın en çok bira içen bölgesi Bavyera. Kahvaltıda bile biraz daha tatlı ve yoğun yöresel biraları Weißbier‘dan (beyaz bira) vazgeçmiyorlar. Yanında da Weißwurst (beyaz sosis) ve tatlı hardal. [evet gerçekten]
Uzun lafın kısası, Münih gayet güzel. Almanya’da görmeye değecek ender yerlerden birisi. Yolunuz düşerse mutlaka gidin.
Bana inanmıyorsanız buraya bakın
Münih
Oktoberfest
Deutsche Museum
gerçekten çk gzl bir yr